06-01-2007, 20:06
|
#24 (permalink)
|
|
|
Tüm Annelere Merhabalar,
İnanın anne olmama rağmen ve doğumda yaşanması gereken her mutluluğu, acıyı yaşamama rağmen; yazılanları okurken gözyaşlarımı tutamıyorum…
Ve ben de hikayemi yazayım dedim…
2001 yılı 9 Kasım’da annemi kaybetmenin acısı hala içimi yakıyor Babam ben 7 yaşındayken vefat etmiş Anneciğim bana “baba, anne, arkadaş”, kısacası her şey olmuştu En büyük dileği benim evlenmem ve torununu görmekti, ama olmadı
Annemin vefatından sonra evlenmek falan gibi düşüncelerim yoktu, acım büyüktü çünkü
Ama hayat da devam ediyordu 2002 yılında arkadaşımın Antalya’da nişanı vardı ve orada şu an eşim olan canımın içiyle tanıştım 8 ay sonra 30 Ağustos’ta evlendik
Ben hemen bebek istiyordum Ev hanımı olduğum için sıkılıyordum 2 ay sonra evde test yaptık eşimle ve mucizem karnımdaydı Sarılarak ağladık eşimle…
Bebeğim beni pek üzmedi Sadece canım çok kiraz istedi ama kış geliyordu ve kiraz yoktu İzmir’deki ablamlara ve daha birçok yere haber gönderdik Fakat sonuç olarak, reçeliyle idare etmek zorunda kaldım Canım hep şekerli şeyler istiyordu, oysa şekerle aram pek iyi değildi normal hayatımda
Herkes “oğlun olacak” diyordu, bense hep “kızım olacak” diyordum Ve 4 ayda bebeğim kendini göstermeye karar verdi O minicik yüreği attıkça ben ağlıyordum İnanamıyordum, içimde bir can, bir minik yürek vardı
Doktorum sordu “ne istiyorsun?” diye Ben de “kızım olsun istiyorum” dedim Ve evet! Benim istediğimi verdi Allah’ım Her erkek gibi eşim de erkek istiyordu ama sağlıklı olduğunu duyunca o da kızımıza büyük özen gösterdi
7 5 ayıma kadar her şey güzeldi “Bebeğin çok tombiş olacak” diyordu doktorum Doğumum 20 Ağustos’ta olacaktı Biz de doğumdan önce ablamlar ve abimlerle tatile çıktık
Bir haftalık tatilin ardından doğumu yaptıracak olan doktoruma son kez kontrole gittik Doktorum, bebeğin hemen alınmasının gerektiğini, bebeğin eşinin yaşlandığını, beslenmenin durduğunu söyledi Ben şok olmuştum Hemen tahlillerim yapıldı
Ertesi gün, yani 5 Ağustos’ta sezaryenle bebeğimi dünyaya getirdim…
Bebeğimi ablamlara vermişler, benim ayılmam biraz uzun sürmüş, bizimkiler paniklemişler
Beni odaya getirdiklerinde “hemen bebeğimi verin bana” dediğimi hatırlıyorum
Kucağıma verdiler Allah’ım ne kadar küçüktü… 2 500gr doğmuştu, üzülmüştüm tombik bir bebek beklerken Ama sağlığı yerindeydi, hafif sarılığı vardı ve bebeğim 4 gün kuvözde kaldı
Çok acılar çektim… Bebeğimi emzirirken tüm acılarım son buluyordu
Hastaneden çıktık ve bebeğimle yeni ve güzel bir hayata başladık
Ben hamileyken ablam, rüyasında annemi görmüş “Leyla’nın bir kızı olacak, adını Müge koyun” demiş Biz de kızıma “Müge Su” adını verdik Müge’nin anlamı, inci çiçeği demek…
Bu arada eşim askerliğini yapmamıştı Kızımız 3 aylıkken askere gitti ve kızımla 15 ay süren bir hayata atıldık Çok zor günler geçirdik Ama dayandık, kızım bana dayanma gücü verdi, canım kocam olmadan kızımı büyüttüm
Kızım şu an 2,5 yaşında Anlayacağınız eşim hazır bir çocuğa kavuştu Uykusuz geceleri ben kızımla çektim, o da vatan borcunu ödedi
Şu anda Allah’a çok şükür her şey bitti ve yeni bir hayat yelken açtık Her yeni doğan güne kızımla başlamak, ona sarılmak en büyük mutluluğum
Allah çocuğu olmayan herkese bu duyguyu tattırır inşallah
Kızım ve eşimle çok mutluyum Tek mutsuzluğum, bu mutluluğumu annemle yaşayamamak Annemin kıymetini biliyordum ama şimdi daha çok anlıyorum
Canım annem… Ben de kızıma senin gibi bir anne olmak için elimden geleni yapacağım
Seni çok özledim, sana o kadar muhtacım ki…
Leyla Özdemir

Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır  
|
|
|