06-01-2007, 20:05
|
#23 (permalink)
|
|
|
Evliliğimizin ikinci yılında karar verdik bir bebek sahibi olmaya…
Arkadaşlarımdan hep 'fazla umutlanma hemen olmayabilir, birkaç ay geçiyor' gibi cümleler dinliyordum. Ancak kendimi alıştırmaya çalışsam da, senin var olduğun haberini duymak için sabırsızlanıyordum.
Ve sen de bu sabırsız anneyi bekletmeden, daha ilk ayda mutlu haberi verdin bize. Bu kadar çabuk olmana inanamadığım için herhalde yedi-sekiz kez test yapmıştım.
Sonrasında ilk doktora gidişimiz ve senin karnımda büyümeni gördükçe yaşadığımız heyecan... Babanın, doktora her gidişimizde cinsiyetinin kız olduğunu öğrenmemize rağmen 'doktor bey erkek di mi' diye her seferinde sorması… 
Karlı Bitlis yollarında, sabahları okula giderken düşmemem için başta babacığın olmak üzere seferber olan okul arkadaşlarım… Sayende babanla ilk kez uçağa binmem ve yaşadığım korkular…
Şimdi hatırladıkça ne çabuk geçti günler diyorum. Son iki ayımda anneannenle ellerimiz karnımda, senin hareketlerini yorumlamamız...
Normal doğumdan çok korktuğum için 5 Haziran günü sezaryenle dünyaya getirdim seni. Kucağıma ilk aldığımda yaşadığım mutluluğu tarif etmem imkansız…
Sapsarı saçların, masmavi gözlerinle melek gibi bakarken; biz babanla 'bizim gibi iki esmerden nasıl böyle bir bebiş oldu' diye düşünüyorduk.
Şimdi 9. ayına girdin. Tıpkı bir tırtıl gibi sürünüp evin altını üstüne getiriyorsun 
Yürütecinleyken çöp kutusu başta olmak üzere kurcalamadığın yer yok. İlk kelimenin “anne” olması, babanı ayrıca üzse de artık evde “ba ba ba” diye dolaşman göğsünü kabartıyor hani.
Canım kızım, zaman nasıl geçti ve nasıl bu kadar büyüdün… Hayretler içinde izlerken seni, bu duyguyu çocuk sahibi olmak isteyen herkesin tatmasını dilerim...
Sen benim meleğim, İrem’imsin…
Nihan Altunay

Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır...
|
|
|